Pazartesi, Mayıs 15, 2006

Emirganda bir Aksamustu

>>>>Uzun zamandir gormedigim bir arkasadasim ta eskisehirlerden isi geregi geldi... onu karsilamadan evvel, o haftasonu kısa bir "emirgana gitme firsati" yarattim kendime ...

Emirgan Korusu-1 Istanbul,2006 © TOA

>>>>Diger bloglarda gordugum, birazda kiskandigim, o guzelim lale resimlerden benimde olsun istedim.. Laleler solmaya baslamisti.. Kalan saglari mi? onlari da ben cektim eskimiş püskümüş o antika fotograf makinamla... tenha ve sessizdi koru.. yagisli ve karamsar bir aksam ustu idi.. yagmur daha yeni gecmisti ustumuzden.. o sirada hala cisseleyen yagmur tum yapraklari temizlemisti.. Tahminlerimin aksine gunes hala yoktu ortalarda.. yesile doydum o islanmis, kederli gunde.. renklerin canliligi; solgun ve dumanlı yasayan beni yordu.. tutku ile bakilacak o kadar cok cekilesi varken insan neyi nasil dusurecegini bilemiyor vizörüne.. Saskinlasiyor.. erguvanlarin pembesi, pembe köşke nispet yapar gibiyidi.. Goz kamastirdi... Bense, herseye ragmen kacamak asklar yasamak icin koruyu tercih edecek istanbul romantiklerini koruda gormeyi bekliyordum.. Laleler ve sevgililer... onlar bile kaçışmışlardı.. Butun bunlari goren tek olmanin verdigi minik bir tebessumle yuruyordum.. dogrusu tırmaniyordum.. Birazda koruyu kesfediyordum... zirve de ne oldugunu bilmeden, spordan kalma bir sakatlikla sekerek zirveye tirmandim.. Bu tirmanma neden bende başka bir tutku halen bilmem... Herseye ragmen bogazi o guzelim yesilin arasindan gorecek, belki köprü ile erguvanlari ayni kadraj' a sokacaktim.. Bir araya getirecektim guzellikleri.... e-bilmek isterdim.. bogazda, korudaki netligin aksine, bugulu ve nemli bir goruntu vardi.. Koprunun ustundeki yol; sanki ucu boşlukta asili durur gibi sislere daliyordu.. Oteki ayagini net gorebilmek ne kadar da zordu.. Anadolu yakasına gecerken, bosluga giden o yolda olmak, ve tum o guzelliklerin birden sislerin içinde kaybolusuna sahit olmak ne kadar uzucu bir istanbul hatırası olsa gerek... Tırmanirken ve hayal kurarak ilerlerken insanın dusunduklerinin aksine, zirvede olmak mutlu etmiyor herzaman.. Ama tirmanmak... tirmanmak hep guzeldir... dus kurmak, ona ulaşmak için cabalamak.. Sislerin icinde huzunlere giden yolu gormek icin aksak ritim gidisler ve sonunda bir huzun.. Sislerin icine yapılan yolculugum..

Emirgan Korusu-2 Istanbul,2006 © TOA

>>>>Huysuz bir saksaganla kargalar, ciglik cigliga kacistilar.. bir karga, yanimdaki dala bana hissettirmeden pisledi.. Hedefi tutturamamisti.. Boyle bir gunde bile rahat yoktu ya.." nereden cikmisti bu cocuk"..... Ayiliverdim birden pislenmiş hayallerimden.. Arkadasim ise kadikoy iskelesinde benden gelecek "geliyorum" haberini sabirsizlikla bekliyordu.. Herhalde.. Aklima nedense o anda geldi.. gitme vakti gene gelmisti.. Herseye inat kalmak istesem de dostlarimi kirmaya da degmezdi ya!.. Adelesinden ceken bacagim ile sekerek iniyorum yesil citlerle cevrelenmis asfalt kapli patika yollardan.. Iri beyaz bir bekci kopegi sanki beni bekler gibi... diklimiş gozlerimiz meydan okurcasına.. Bakismaktayiz sessizce.. O anda bir kac Tur arabasi basi ortulu bir kadin grubunu minubuslerle korunun icine tasiyor.. Hic sesi cikmayan koruyucu koru kopegi hiddetle gereksizlere havliyor, ben koruyu terkederken... "Ne havliyorsun" der gibiyim beyaza ben.. son kez bakıyoruz ve susuyoruz..

Emirgan Korusu-3 Istanbul,2006 © TOA

>>>>Koru girisinde daha siftahini yapmamis gozlemeci kadinlari gecip, bogaz kenarinda otobusumu beklemeye basliyorum.. Bogazın kenarinda bir banka oturmus yalnız bir bayan dikkatimi cekiyor.. Tum giysileri koyu ve karanlik.. sadece pespembe o ilginc sapkasi disinda.. Siyah Beyaz bir filmde belli bolgeleri ozellikle pembe kırmızı tonlarla renklendirilmiş yardimci oyuncular gibi.. Bu kızın fotografini cekmeli.. Sirti donuk bogaza bakarken; tam da karsisindan, ufak, on metre boylarında, tek direkli, koyu lacivert yelkenli gecerken... Nedense cesaret edemedim.. onun yalnızlıgında tek basina birakmak istedim.. ozgur kalsin istedim. Huzunlerini ozgurce yasasin istedim.. Sırtımı dayadigim bina da daha once de gitmis oldugum bir muhallebici var.. Ahsap işlemeleri ile kucuklugumden hatıralarıma kazınmıs.. Orada tekrar bir muhallebi yemegi ne kadar cok isterdim.. cok yakında yeniköy de börekleri yiyip, bu beyaz otantik binaya muhallebi yemege gelecegim; bildik ve sevgili bir insanla...

6 yorum:

pinomino dedi ki...

çok güzel yazmışsın:) İstanbul'a aşık bir insan olarak keyifle okudum yazdıklarını..Ankara'nın bozkırlarından sevgiler:)

TheDreamer dedi ki...

guzel yorumlarin icin tesekkur ederim... flash ile ilgili bir deneme yaptim ama dosya cok buyuk oldu..gene de yardimlarin icin cok sagol.. Sevgiler..

EvA yasam mektuplarim dedi ki...

vay super yazi. resimlerde harika. fotograf makinem eski diyorsun ama bence gayet iyi ben cok begendim senin gozunden laleri. iyi haftasonlari

TheDreamer dedi ki...

eva; makinam hakkaten eski...full mekanik.zoom um orta lensinde leke var..50mm lensimde ise diyaframinda kırıklar var.. ışık ayarinda hep sorunlar yasiyorum..ama bu ugras beni gene de mutlu ediyor..guzel eleştirilerin icin tesekkurler...

Zeynep'in Yeri'nden Zeynep dedi ki...

budur..olay budur..
haydi sira martilarda..jonathan seni de ziyaret etmis belli :)

TheDreamer dedi ki...

soz verdigim gibi... gecte olsa yayinladim resimleri..guzel yorumlar icin tesekkurler.. sevgi ile kal...