>>>>Kadıköy de güneşli guzel bir gun gecirmistim arkadaslarimla.. eve donus seruvenine yelken acmis agir aksak yuruyordum....bahariyenin arka dar yollarinda yokus asagi inerken her ne kadar denizi goremesenizde, martilarin sesleri ve denizin iyot kokusu yavas yavas hissedilmeye başlaniyor.. o ilk araliktan, gun batiminda, denizi gordugunuz o isilitili resimi dusunerek, heyecanla iniyordum işte!..
Eminonu's Doves-1 Istanbul,2006 ©TOA
>>>>Bomboş caddede, Bembeyaz kanatlari ile devasa bir marti belirdi..Nedense kucukken seyrettigim ucan kaz cizgi dizisi aklima geliverdi.. Ustune binip diyar diyar dolanirdi bir kucuk cocuk.. Dev kus, dogruyu ogrenmeye hevesi olan cocuga; bilgeligi ile yol gosteriyordu.. cocugun içindeki guzellikleri disa vuran o dev kuşu hatırladim nedense.. o daracik cadde de ilerlerken ilk martilar karsiladi beni denize dogru ... o dev ve bembayaz kanatlar acildi sonuna kadar.. Adeta biri eli ile yerleştirir gibi konuverdi; kırmızı, carpik solgun kremitlerin ustune.. cok sakin, yavas yavas sergilenen bu haraketi, dev bir cusse de gormek ne buyuk bir zevk... Marti Jonathan; ozgur ve bohem yasantin ile ne kadar guzel bir ornektin sen... Bakışmalarin ardindan , yoluma devam ettim.. Hayatlarimiz ve gailelerimiz ile kendimizi sorgulamistik.... sonlanan bakismalar.... Gunler once bir guvercin resimi gormustum ya!.. Algida secicilik bu olsa gerek.. Kuslara ve onun ifade ettigi ozgurluge sessizce dokunmak istiyordum...
Marti Jonathan, Istanbul,2002 ©TOA
>>>>Besiktas iskelesinde vapuruma biniyorum.. her zaman ki yerimdeyim.. Alt arka yan balkonda ayaklarimi trabzanlara dayadim.. Seyre daldim.. bildik yerler gibi gelse de her gecisimde farkli bir detaya takiliyorum.. Bazen oturdugum yerden martilara simit atan cocuklara bakiyorum.. Cocuklari ve onlarin bu neşelerine gipta eden ebeveynleri izliyorum.. Cocuklarda bir aldirmazlik ve dogallik var.. Kanatsiz melekler cocuklar ve dostlari kuslar... Cocuklar ve kuslar; safligin uzerine orttugumuz guzelligi ifade ediyor cogu zaman... Bizse onlarin yanında yıpranmisizzdir... dogru bildiklerimize ve inandiklarimiza sirt cevirmis, belki de tavizler vermisizdir.. bir cocugun ruhuna sahip olmak icin, onun soyleyişlerine degil, bakisina ihtiyacmiz vardir belki de.. ama bize yakişmaz ki tum bunlar... olgunlasmış denilen buyuklerizdir artik... olgunlasmak: çocuklugun öldugunü anlar gibi.. bunu hatirlayarak, huzunle gecmise usul usul uzaniriz... hani kimseler gormeden, etrafi kolacan ederek, utana sikila uzaniriz... benzerimizin, cocugumuzun, gercekten nese dolu içten kahkalarinin ardindan, her ne kadar kabul etmek istemesek te, kendimizi ve geçmişimizi görup ona uzaniriz... Cocugumuza, onun sendeleyerek gayretli kosuslarinda "yapabilirsin" deriz... gayretliyizdir belki onun kadar... icimizde, kendimizin cesaret edemedigi, bilinmeze yapilan ozgur kosusturmacalara ozlem vardir... kesfetmeye ogrenmeye ozlem... Her bir adim atisinda, kayıp cocuklugumuzu gecirdigimiz o bildik gecmise yureklerimiz kanat cirpar...
Eminonu's Doves-2, Istanbul,2006 ©TOA
>>>>Ama bazen kabullenemeyiz...onun kanatlarini acip ucacagi gunun hic gelmeyecegine kendimizi inandirip, hep bu geçmişimizden gunumuze, bize benzer bu canlandirmayi sunan cocugumuza sikica baglaniriz.... inancimiz; o bize emanettir ilelebet... ihtiyaci vardir daha.. ihtiyaci olgun insanlara.. ihtiyaclar karsilikli degil mi?..
Eminonu's Doves-3, Istanbul,2006 ©TOA
>>>>Cocuklugmuza uzanan yolun altin anahtari ve cocuklarimiz... bir kus kadar masum ve ozgurdur çocuk... ucacaktir... sendeleyecek ve dusecektir belki de... ama onemli olan o ustunu silkeleyerek kalkışlarından sonra ki gulumsemeler ve istedigini yaptigini hissetmesidir..Ucan kazı kucukken seyrederken biliyordum... bende ucabilirdim.... o yuzden belki de bu kadar ozgurlugume duskunlugum...
Child with Eminonu's Doves-4, Istanbul,2006 ©TOA
>>>>Vapurda ruzgara emanet ettim saclarimi, oksadi sag yanımdan.. daginiklik bazen ne guzel.. ne guzel disinda olmak bilinenin.. konusmadan, bakişlardaki anlamlari hissetmek tum damarlarinda...Vapurun sivri burnu ile derinliklerini yırtip, içine gizlendigim bogazicim.. suzulmek isterdim dalgalarinin ustunde, bir martinin kanatlariyla... suzulmek ne kadar hoş kimbilir...Suya dusen bir simitin ardindan hayasızca dalabilmek köpük köpük sulara.. dibinde ne oldugunu bilmeden dalabilmek...Hayallerin peşi sira dalabilmek derinliklere korkusuzca............
Eminonu's Doves-5, Istanbul,2006 ©TOA
Dipnot;
"Simurg" bir masal kuşudur.Uzun boynunda bir halka bulunan, safran tüylü, güzel sesli, insana benzer kocaman bir kuş... Kuslarin sultanidir... kaf daginin ardinda yasar..
Efsaneye göre; kuşlar, sultanlarini bulmak için toplanıp yola çıkarlar bir gün...yol uzun yolculuk zorludur... Aşk denizini geçerler önce.. Ayrılık vadisi?nden uçarlar...Hırs ovasını aşıp, kıskançlık gölüne saparlar...
Kuşların kimi aşk denizine dalar, kimi ayrilik vadisinde kopar sürüden... Kimi hırslanip düşer ovaya, kimi kıskanıp batar göle... yolculuk bittiginde kaf daginin ardinda yalnızca 30 kus varabilmiştir. Sultanları Simurg? u bulamazlar orada.. sonunda sırrı sözcükler çözer.. Farsça da; "Si": "otuz", "Murg" ise "kuş" demektir. Otuz kuş anlar ki; aradiklari sultan kendileridir... Ve gercek yolculuk; kendine yapilan yolculuktur......"
Simurg; Bir kitaptan alıntı..
Eminonu's Doves-6, Istanbul,2006 ©TOA







8 yorum:
İstanbula bir o kadar daha özledim şimdi..
istanbulda, vapurda martilara simit vermek. sonra bir sigara yakmak. guzel yazmissin.
Meltem; istanbul kacmiyor, sinavlarin bitince gelirsin..yazin bosalmis tenhalanmis istanbul hatta daha da hosuna gidecektir...keyifli hsonlari..
Eva;sigara icmiyorum :) karadenizlilerin deyisi ile, "beni bu temiz havalar, oksijen carpar; ondan boyle gozlerim fildir fildir"..:)...ask yok deme!..kapilari kapatma daha vakit varken..kendine iyi bak...
ellerine saglik, cok guzel fotograflar, 3-4-5 favorim, vallahi pek guzel.
:) biliyorsun, senin begenmenin benim icin ayri bir onemi var.. unlu bir blogger olarak senin yorumlarin onemli..begenilerine deger verdigim usta fotografci blogger, bende Hurrem e hayran kaldim..bu kadar canli cikabilir bi fotograf..anlatmak cok zor.. bakip keyif almak ve susmak istedim..o yuzden bişey yazamadim...hele en alttaki fotograftaki o bakisi..yumusakligi..tuyleri..neyse..keyifli haftalar dilerim..
:) hurrem ve zeynep guzel bir haftasonu dilerler :) marti jonathan'a da selam.
bu yazini okuyunca aklima babamla gittigim cami önü geldi :) güvercinlere yem atardim ne büyük zevk ve mutluluktu benim icin :) birde saka alirdi babam azad ederdim bende hemen mutlu mutlu dönerdik evimize..
artik yok yem satan amcalar ve saka satanlar.. evet alip azad edemedigim icin üzülüyorum ama ben onlari alana kadar kafeste kalmadiklari icinde seviniyorum..
merhaba deadora;saka satanlari goremedim ben..ama hala yem satanlar var..cocuklarin guvercinlerin ustune kosturmacalari ve ebeveynlerinin onlari gulumseyerek izlemesi.. eminonunde en sevdigim tablo bu idi..keyifli haftalar dilerim..
Yorum Gönder