Tünel de ki, İstanbul, 2012 ; © TOA
>>>>Elime geçtikçe, sıralamışım salonumun bir kaç köşesine...bir kaç biblo.. gemiciklerim.. ince beli bir vazo, bir çini.. çin malı.. eros heykeli.. sevdiğim, yağlı boya bir kaç tablo.. belki hala sıralamasının ahengini yakalayamadan, ivedi bir şekilde, oraya buraya asılmış imitasyonlar.. taklitlerinden kaçınamadığım güzellikler... üç kuruşa.. Avizemi bekleyen, tavandan sarkan bir kaç kablo ve ucundan salınan klemens.. duy da takılsa olabilir ya dibine.. yakışmaz ki!.. pek mi avam; bilmem.... pehh!.. sanki her şey yerli yerindeymiş gibi... gelip geçen; geçici düzensizliğim.. Antep te geçen o yıllardan sonra, ancak; eşyalarımla buluştuğum şu an... buluştum yeniden hatıralarımla.. nostalji, düşük ritim, naif damarlarımda.. yerleştiğim yeni evimde, yerleştiğimi anladım yeniden bu şehre.. İstanbul uma.. Aylar sonra ilk kez, İstanbul dayım sanki, yeniden.. İstanbul küstah, hırçın, uslanmaz sevgilim.. Canım! Sen pek aldırmasanda, paket paket açılıyor sana gönlüm.. geçmişim ve çıplak gerçekleğim.. yalın.. dimdik.. karşında... Yeniden..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder