Cumartesi, Aralık 01, 2012

Ardına saklanan....

>>>>Maltepe sahillerini dolduruyorlar.. her geçen gün denize biraz daha yaklaş samda.. uzaklaştırıyor sanki birileri beni..  Denize ulaşma ve doğanının görsel huzurunun verdiği rahatlama da bir meta olup satılan bir mal bir güzellik mi olacak..?!.. Tel çitlerin ve yüksek duvarların ardında mı saklanacak.. vardır elbet mantıklı özel nedenleri.. iş dönüşü, özellikle, yolumu uzatarak sahile iniyorum.. oradan yürüyerek ev e gitmek benim için inanılmaz bir rahatlama.. deşarj oluyorum evime varmadan evvel.. eğer bir de enerjim yerinde ise bisikletime binip, Fener bahçe ordu evine kadar sahilden pedal çevirmek ise ayrı bir keyif.. şimdilerde güvenlik amacı ile çekilen tel çiti aşıp, sahile ineme sekte, denizin yakınında olduğunu bilmek, doğa tutkunu benim için bulunmaz bir nimet...
'Duvaların ardından duvarlara, Umut' (c) TOA 2012, İstanbul

>>>>Bugün sahilde bu düşüncelerle yürürken, tellerin üzerine müteahhit tarafından yapıştırılan bir uyarı levhası dikkatimi çekti.. düşündürücü bir yazı idi, benim için.. sahilin insanlara açık olduğu eski zamanlarda, bazı kadınlar ellerinde kedi yemleri sahilde yürüyüp kedileri beslerdi.. tebessüm ile selamlaşıp yoluma devam ederdim.. pek tanımasam da tanıdık bir simaya selam vermek hoşuma gidiyor.. sahilin hayvan sever müdavimleri var kısaca.. bunlar için asılmış olan o levhada ise; 'lütfen kedileri beslemeyin' yazıyordu.. "TOK KEDİLERİ YAKALANAMAZ" diye de devam ediyor yazı..  Tel çitin arka tarafında, deniz kenarında, bir şekilde kalmış kedileri, oradan kurtarmak için bulunan çözüm yolu buydu.. önce oraya kapatan sınırları koyan şantiye, sonrasında oraya sıkışmış kedileri yakalayıp, oradan çıkartarak, kendi yarattığı dengesizliği gidermeye çalışıyordu.. Bunun için de halktan, kedileri aç bırakmalarını istiyorlar.. kök nedeni araştırmaya kalkarsak nereye varacağımız ise aşikar.. Acaba; sistem, insanları kurtarmak için de mi aynı felsefeyi güdüyor?.. Sıkıştırılıyor, aç bırakılıyor ve yakalanıyor muyuz birilerine...  kim bilir.. ?..

Hiç yorum yok: