>>>>İstanbul a dolaşmıştım.. Asmalı mescit te günün yorgunluğu.. Deminde bir çay.. harmanlanmış önümde.. bir dergi yi okuyorum usulca.. serin bir akşam.. kaşkolum dolanmış boyunuma.. boynu bükük okuma eğilimim.. alınmış dergilerim.. Cumartesi kalabalıkları .. doluşuyorlar arka sokaklara.. Arkadaşlarım geldi, gelecek.. kalabalıkların arasında o tabureye tünemiş, gürültüden izole bir okurken ben.. orada bir şiir etkilemişti beni.. döndüğümde evime, izin almak için araştırdım netten.. bulamadım.. yine de affına sığınarak bilmediğim o bayanın, şiirini aktarmak, paylaşmak istedim..
- ve bazen kanadığında açmıyorgri dil harfleri, susamak yazılara-.aramızda ensesi kalın kış aşılmazıhaberlere göre bu ağır bir gölgelenmegünün göğüs acıkmışlığında(s)açlarında kırlaşmış mavi süt örtüsüya körebe oynuyor demirden tok kanatlarıya da ışıklar tek ayaklı zindanda asık suratlıgök dilini öğrenemeyen öğretilmenhürlük Türkçe' ye kaçak yabancı-oysa ılık bir yağmur üstü üşüşmesiyeşertirdi üzünçlü yüz öpmelerini-çizgileri (ç)alınmış göğün üstü yasakaltı kekeme papatya korkusuneye aç(ıl)sak, ağzımızda hep o boşlukgözlerimiz orda bir köy arama yorgunu.
2 yorum:
çok teşekkür edebiliyor dilim, dili geçmişliğin yeteneksizliğine değince...
sevgi iLe...
meLek avcı
Her şey için, özellikle paylaşımınız için özellikle teşekkür ederim.
Sevgiylee..
TOA
Yorum Gönder