Salı, Şubat 13, 2007

ihtiyar çocuk

>>>>Gece zifiri karanlık.. koyu kanatlarını açtı.. kucakladı.. Kulağımda... tatlı bir ninni... gideremediğim gerginliğim.........
>>>>Gece soğuk kolları ile yakalar tek başına.. sarılmak istemesen de.. Dönüp dolanan.. çarşaflar.. Kan ve ter.. Bir karabasan titretirken bedenini.. Kendini tanıyabilmek, anlayabilmek için.. Düşünmek boşuna.. Masamda ki biblonun gözlerinde, sorgulayan bakışlar.. Neden, bu sert bakış.. bu sessizlik!.. Arayış?.....

Yesemek 50 küsur torunlu Dede; G.Antep, 2006 © TOA

>>>>Gerçekler.. Kaçınmak için değilse de.. Soluğumun bulanıklaştırdığı bir pencereden sokaklara bakınmak.. Düşlemek..
>>>>Onlar.. Kesik buğdayların arasında.. Neşeliydiler.. bütün çocuklar.. koşuyorlar.. rüzgarları arkalarına alarak.. uçarcasına.. yalnız biri.. yalnızca engellere takılıp sürünen.. hıçkırıklar.. arkasına bile bakmadan gidenler.. Gülüştüler.. Meğer solgun bir maskeymiş sırıtmak, arsız bedenlerde.. Ağlama! Bırakılanlar küskünken yaşama.. nedenler önemsiz.. ağlamanın bir çözüm olmadığını anlayabilmek.. hiç kolay değil, yeni bir şeyler öğrenebilmek...
>>>>Cumbalının pervazında.. ilgisizliğe tutsak bir sardunya.. balkonundan bakınıyor sallanarak sandalye.. bir ihtiyar hayatının aksak ritmi ile devinirken sandalyesinin tepesinde.. Akreple yelkovanın kollarına sıkışmış düşünceler.. Süzülen damlalar.. Yanaklarından kayar umutlar, bilinmez geçmişine.. Zamanla unutulmak.. Unutmak bir bir.. Her bir detayı.. Önemsenmeyen kekeleyen sözcükler.. Hal bu öyle ki, hep bir başa dönüştür yaşamak.. İlk ve son.. baharlar birbirini kovalar.. Doğum ve ölüm.. Hep aynı çığlıklar.. Gülüşlerse, geleceğe yadigar.. Bence; sen, üşenme! Kalkıp silkin bu yaşlı çocuğun ihtiyar gözlerine bakarak.. Bastonuna yaslanarak.. Her umutsuzluğa kapıldığımda.. Anızların arasında sere serpe uzanan o çocuk.. hüzünlerle boğuşurken.. o ninniyi dinlemek.. Pencerem de ki buğulara dalarken.. Hayatı torunlarının gözünden yaşlar akarken yeniden anlayabilmek..

Hiç yorum yok: